Sağlık Bakanlığı, koronavirüs salgını nedeniyle çalışmaları durdurulan ve sayıları 25 bini bulan ilaç firması çalışanı mümessillerin, 8 ve 15 Haziran’dan itibaren hastane ve eczane ziyaretlerine başlayabileceğini duyurdu.

Sağlık Bakanlığı, koronavirüs salgını nedeniyle 19 Mart tarihinde durduğu “Ürün tanıtım temsilcileri faaliyetlerinin” 8 ve 15 Haziran’da yeniden başlayacağını açıkladı. Bakanlığın kararıyla birlikte sayılarının 25 bini geçtiği tahmin edilen ilaç firmalarının çalışanları yeniden eczacı ve doktor ziyaretlerine başlayacak. Türk Tabipleri Birliği (TTB) ile Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Bakanlığın kararına tepki göstererek “Salgın devam ediyor” uyarısında bulundu.

ZİYARETLER 8 VE 15 HAZİRAN’DA BAŞLIYOR

Bakanlığa bağlı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu başkanı Dr. Hakkı Gürsöz imzalı yazıda şu ifadelere yer verildi: “8 Haziran tarihi itibariyle birinci basamak ayaktan teşhis ve tedavi hizmeti sunan sağlık kuruluşları (aile sağlığı merkezleri, eczaneler, toplum sağlığı merkezleri vb.) ve 15 Haziran tarihi itibariyle COVID-19 tanılı hastaların tedavi gördüğü hastaneler hariç diğer hastanelerde görev yapan hekimlere, diş hekimlerine ve eczacılara ürün tanıtım temsilcileri tarafından ziyaret gerçekleştirilerek ürün tanıtım faaliyetlerine başlanabilecektir.”

ÇOK KÖTÜ SONUÇLAR DOĞURABİLİR

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Başkanı Sinan Adıyaman, Sağlık Bakanlığı’nın kararına ilişkin “Daha birinci dalga bitmedi. Bilimsel önlemler alınmadan, bilimsel verilere göre gevşeme adımları atılmazsa vaka sayılarında artışlar olacak. İlaç mümessillerinin görevlerini saygıyla karşılıyoruz ama günlük sayısının bine çıktığı, aktif hasta sayısının hâlâ çok yüksek olduğu bir dönemde hekimlerin yanına girip çıkılması kötü sonuçlar doğurabilir. Bakanlığın bu ziyaretleri şu aşamada gündeme getirmesi çok erken atılan bir adımdır” diye konuştu.

İLAÇ FİRMALARI ZARAR ETMESİN DİYE

SES Genel Sekreteri Pınar İçel ise, “Sağlık çalışanlarının ilaç firmalarının reklamlarına değil koruyucu malzemeye, rutin teste ve idari izne ihtiyacı var. Bilimsel veriler ve her gün açıklanan covid-19 pozitif hasta sayıları, uluslararası sağlık örgütlerinin Türkiye’de salgının devam ettiği söylemlerine rağmen, iktidarın normalleşmeye geçme baskısı, sağlık kurumlarını, sağlık çalışanlarını ve toplumu salgın karşısında korumasız bırakıyor. Reprezantların sağlık kurumlarına girişlerinin serbest bırakılması gerek ilaç şirketlerinin performans baskısı altında yoğun çalışmaya zorlanan ilaç mümessillerini gerek sağlık çalışanlarını ve hastaları risk altında bırakmak anlamına gelmektedir. Bilimsel kongrelerin bile kamu tarafından karşılanmaması sonucu ilaç firmalarının insafına terk edilmiş olan sağlık ortamı şimdi de ‘aman ilaç firmaları zarar etmesin’ mantığıyla alelacele ilaç şirketlerine açılmaktadır” dedi.